Güneş paneli ithalatında gözetim devri başladı

09 Şub 2016

güneş paneli gözetim

Enerji Bakanlığı’nca hazırlanan ve 19 Kasım 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ no: 2015/9), güneş paneli ithalatında yeni bir dönemin habercisi oldu. Resmi Gazete’de yayınladıktan 1 ay sonra 19 Aralık 2015’te yürürlüğe giren tebliğe göre, panel ithalatı yapan firmaların, yüksek vergiye tabi olmadan ithalat yapabilmeleri için Ekonomi Bakanlığı'nca (İthalat Genel Müdürlüğü) düzenlenen gözetim belgesine sahip olmaları gerekiyor.

19 Kasım 2015 günü Resmi Gazete’de yayınlanan Enerji Bakanlığı’nın İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ’i (Tebliğ no: 2015/9) güneş paneli ithalatında yeni bir dönemin başladığının habercisiydi. 1 ay sonra, 19 Aralık 2015’te yürürlüğe giren tebliğe göre, yüksek vergiye tabi olmak istemeyen firmalar, Ekonomi Bakanlığı’na bağlı İthalat Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen gözetim belgesine sahip olmak zorundalar. 

Güneş paneli ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esasları içeren tebliğde gözetime tabi ürün şöyle tarif ediliyor: “Güneş pili (solar) (bir modül halinde birleştirilmiş veya panolarda düzenlenmiş olsun olmasın) (Yalnız güneş panelleri)”. Tebliğle birlikte güneş paneli ihracatında yeni bir dönemin başladığı da aşikâr. Yüksek vergi ödemek istemeyen firmalar Ekonomi Bakanlığı’nca hazırlanan gözetim belgesine sahip olmak zorundalar. Artık gümrük beyannamesinin tescilinde ilgili gözetim belgesi aranıyor. Bir örneği gümrük beyannamesine eklenecek gözetim belgesi altı aylığına veriliyor. 10 dolar civarında olan vergiye esas bedel, gözetim belgesi olmayan firmalar için 35 dolar olarak belirlenmiş durumda. Bir başka deyişle gözetim belgesiz ithalat, Katma Değer Vergisi’ni 3 kattan gazla ödemek anlamına geliyor.

Ekonomi Bakanlığı’nın tebliği aynen şu şekilde:

İTHALATTA GÖZETİM UYGULANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2015/9)

Kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ, aşağıda gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) ve tanımı belirtilen eşyanın (yalnız karşısında gösterilen gümrük kıymetinin altında birim kıymetleri haiz olanlarının) ithalatında ileriye yönelik olarak yürütülecek olan gözetim uygulamasına ilişkin usul ve esasları içermektedir.

Gözetim uygulaması

MADDE 2 – (1) 1 inci maddede belirtilen eşya ancak Ekonomi Bakanlığınca (İthalat Genel Müdürlüğü) düzenlenecek gözetim belgesi ile ithal edilir. Gözetim belgesi gümrük beyannamesinin tescilinde ilgili gümrük idaresince aranır. Gözetim belgesinin bir örneği gümrük beyannamesine eklenir.

Başvuru

MADDE 3 – (1) Gözetim belgesi taleplerine ilişkin başvuruların değerlendirmeye alınabilmesi için Ek-1, Ek-3, Ek-4, Ek-5 ve Ek-6’daki Formların eksiksiz bir şekilde doldurulması ve Ek-2’deki belgelerle birlikte eksiksiz bir şekilde İthalat Genel Müdürlüğüne iletilmesi gerekmektedir.

İnceleme

MADDE 4 – (1) 3 üncü maddede belirtilen belgelerin İthalat Genel Müdürlüğüne iletilmesini müteakip İthalat Genel Müdürlüğü tarafından gerekli görülmesi halinde veya iletilen bilgi ve belgelerde çelişki tespit edilmesi halinde ek bilgi ve belge istenebilir.

Yaptırım

MADDE 5 – (1) Başvuru ya da inceleme aşamasında istenen belgelerde başvuru sahibinin beyanının gerçeğe aykırı olduğunun veya sunduğu bilgi ve belgelerde tutarsızlık veya eksiklik bulunduğunun tespit edilmesi halinde gözetim belgesi düzenlenmez.

Gözetim belgesine ve gözetim belgesinin kullanımına ait bilgiler

MADDE 6 – (1) Gözetim belgelerinin geçerlilik süresi altı aydır.

(2) Gözetim belgesi, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun eşyanın gümrük kıymetine ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. 1 inci maddede belirtilen kıymet, 4458 sayılı Gümrük Kanununun eşyanın gümrük kıymetine ilişkin hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil etmez.

(3) Gümrük beyannamesinin tescili sırasında gümrüklerce tespit ve kabul edilen kıymet veya miktarın, gözetim belgesinde kayıtlı kıymet veya miktarı, toplam %5'ten (%5 dahil) daha az bir oranda aşması ithalatın yapılmasını engellemez.

(4) Gözetim belgesi üçüncü kişilere devredilemez. Gözetim belgesi kapsamı eşyanın ithalatı ile ilgili belgelerin (gözetim belgesinin aslı, ayrıca ithalat gerçekleştirilmiş ise ticari fatura ve gümrük beyannamesinin fotokopisi) belge sahibi tarafından gözetim belgesinin geçerlilik süresinin bitiminden itibaren on iş günü içerisinde İthalat Genel Müdürlüğüne iletilmesi gerekmektedir. Her halükarda; başvuru sahibinin, bu Tebliğ konusu eşya için gözetim belgesi düzenlenmesine ilişkin yeni bir başvuruda bulunduğunda tamamı kullanılmış veya geçerlilik süresi başvuru tarihi itibarıyla sona ermiş olan gözetim belgesinin/belgelerinin aslını, gözetim belgesinin zayii durumunda ise zayie ilişkin gazete ilanı veya bu hususu belgelendiren ilgili belgeleri İthalat Genel Müdürlüğüne iletmesi zorunludur. Bu şartın yerine getirilmemesi durumunda gözetim belgesi düzenlenmez.

Yürürlük

MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihini takip eden 30 uncu gün yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.

Peki, yeni uygulamanın sektördeki yansımaları nasıl? Sektör temsilcileri bu gözetim uygulaması ile alakalı olarak neler düşünülüyorlar? Yeni Enerji olarak bu soruların peşine düştük ve sektörün aktif oyuncularının görüşlerini aldık.

“Gözetim uygulaması, başlangıçta firmalara adeta ‘can suyu’ verir gibi ufak bir yardımdır”

Tebliğ’in  hazırlanması sürecinin birebir içinde yer alan sektör temsilcilerinden biri olan Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu – Türkiye Bölümü (GÜNDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Solarturk Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Özberk, uygulamanın amacı hakkında şu açıklamalarda bulundu:  “Gözetim uygulaması, bir malın ithalatının yerli üreticilere zarar verecek veya zarar tehdidi yaratacak miktar veya şartlarda artması halinde;  ithalatın, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca düzenlenecek “Gözetim Belgesi” ile izlenmesi uygulamasıdır. Gözetim uygulaması bir izleme ve kontrol faaliyetidir. Firmaların ithal ettiği ürünlerinin maliyet ve satış fiyatının gerçekçi olup olmadığını saptamaya yöneliktir. İthalatta Gözetim Uygulaması Yönetmeliği’ne göre, Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü, herhangi bir ürün için re’sen kendisi bu uygulamayı başlatabileceği gibi herhangi bir firmanın başvurusu üzerine de gözetim kararı alabilmektedir. Gözetime tabi ürünlerin ithalatında miktar ve/veya değer sınırlaması olmayıp, her isteyen ithalatını gerçekleştirebilmektedir. Yerli üretimi korumak amaçlı yapılan geçici bir tedbir niteliğindedir. Asıl amaç yerli teknolojinin gelişmesini fiyat ve kalite açısından uluslararası rekabet edebilir seviyeye ulaşmasını sağlamaktır. Yerli firmalara adeta ‘can suyu’ verilmesi amaçlanmıştır”.

Dünyada da bu tarz uygulamaların olduğunun altını çizen Özberk, “Bu uygulama sadece bize özgü bir uygulama değildir. Dünyada birçok ülke uzun soruşturmalar sonucunda Uzakdoğu ürünlerinin ithalatına kısıtlama getirmiştir. Örneğin ABD, Ocak 2015’de Çin’den ithal edilecek ürünler için hem Anti-damping uygulaması başlatmış hem de Telafi Edici Vergi koymuştur. Ayrıca Tayvan’dan ithal edilecek ürünler için Anti-damping uygulaması getirmiştir. Kanada Haziran 2015’de Çin’den ithal edilecek ürünler için % 9.3 ile %154,4 Anti-damping uygulaması başlatmış ve aynı zamanda Telafi Edici Vergi koymuştur. Avustralya Nisan 2015’te, Avrupa Birliği de Haziran 2013’ten itibaren Çin’den ithal edilen ürünler için Anti-damping uygulaması başlatmıştır. 2015 yılı Kasım ayında ise, Avrupa Birliği Komisyonu, Çin fotovoltaik modül üreticilerine karşı Anti-damping soruşturmasının başlamasına onay vermiş, mevcut olan Anti Damping kuralları soruşturma süresi (15 ay) için uzatılmıştır. Bu ülkeler kendi sanayilerini ve yatırımcılarını korumak ve kollamak amacıyla bu kararları almışlardır. Ancak ABD pazarı, Anti-Damping vergisi bulunmasına rağmen  dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biridir” dedi.

“İthal güneş panellerinin pazar payı % 97’lere ulaşmıştır”

Osman Özberk, Türkiye’de solar sektörünün mevcut durumu ve gözetim kararıyla nelerin değişeceğini ise şöyle açıkladı: “2012 yılından itibaren ülkemizde güneş enerjisi yatırımları başlamış olup her geçen gün artmaktadır. 2015 yılı sonu itibarıyla;

Lisansız Başvuru Toplamı: 5 bin 200 MW
TEDAŞ Proje Başvuru:     3 bin 600 MW
TEDAŞ Onaylanan Proje:  2 bin 200 MW
Geçici Kabulü Yapılan GES: 300 MW.

Bugün ülkemizde kurulan GES’lerde, ‘yerli üreticilerin’ hücre hariç tüm hammaddelerde %5 ila % 66 oranlarında gümrük vergisi ve KDV’yi peşin ödemelerinden dolayı maliyetleri yükselirken, Uzakdoğu’nun kendi ürünlerine uyguladığı sübvansiyonlar yanında, hiçbir kalite kontrol ve gümrük vergisi olmaksızın ithal ettiğimiz güneş panelleri ülkemiz pazarında % 97’lere ulaşmıştır.

Bugün itibariyle ülkemizde, 17 adet PV panel üreticisi mevcut ve yıllık üretim kapasitesi bin 200 MW’dan fazladır. Bu firmalar sektörün gelişimine, yerli sanayi olarak yan sanayinin oluşumuna ve istihdama ciddi katkılar sağlamıştır. Bugün itibarıyla güneş paneli üretiminde hücre hariç tüm hammaddelerin üretimi ülkemizde yapılabilir hale gelmiştir. 2016 yılı sonunda yapımı devam eden yatırımlar tamamlandığında, tüm hammaddelerin üretimi ülkemizde gerçekleştirilecektir. Panel üretim sektörümüzün gelişmesi, ülkemiz teknoloji ürünlerinin ihracatının arttırılmasına katkı sağlayacağı gibi ithalat dolayısıyla harcanan dövizi de azaltacaktır.
Üniversite-sanayi işbirliği ile yeni istihdam alanları da yaratılacaktır.

Öte yandan Gözetim Tebliği’nin ekindeki formları doldurup İthalat Genel Müdürlüğü’ne veren firmalardan, verdikleri bilgi ve belgeleri gerçekçi olanlar 6 ay süreyle geçerli olan Gözetim Belgesi’ni alabilecekler ve bu uygulamadan etkilenmeyeceklerdir. Yukarıda sıralanan kanuni istisnalar dışında bu uygulamanın piyasadaki yatırımlara olası etkileri şu şekilde sıralanabilir: Yatırım Teşvik Belgesi ile kurulan tesisler; malzeme alımını ister yurt içinden yapsınlar, ister yurt dışından yapsınlar KDV muafiyeti nedeni ile gözetim uygulamasından etkilenmezler. Eylül 2014-Ekim 2015 arasında verilmiş olan yatırım teşvik belgesi miktarı 600 MW civarındadır. IPARD gibi Avrupa Birliği veya özel fonlardan desteklenen yatırımlar KDV muafiyeti olduğu için bu uygulamadan etkilenmezler. Yatırımlarında yerli ürün kullanan yatırımcılar bu uygulamadan etkilenmezler”.

“Bugün itibarıyla gelinen noktada yatırımların önünde bir engel olmadığı görülüyor”

Osman Özberk, gözetim uygulaması ile ilgili sözlerini şöyle toparlıyor: “19 Kasım 2015 günü resmi gazetede yayınlanan ve 19 Aralık’ta uygulamaya başlanan  8541.40.90.00.11 GTIP kodlu ürünlere getirilen gözetim uygulaması, sektör temsilcilerinin maalesef yanlı ve yanlış yorumları nedeniyle, güneş enerji yatırımcılarını kısa süre de olsa karamsarlığa yöneltmiştir. Bugün itibarıyla gelinen noktada, yatırımların önünde bir engel olmadığı aksine, ülkemiz yatırımcılarında kalitenin, yatırım sonrası fizıbıl olmanın ve GES kurulum sonrası sistemde bir sorun yaşanması durumunda muhatap bulabilmenin yolu açılmıştır.

Yerli panel üreticilerinin ithal ettiği hammaddeler için uygulanan gümrük vergilerini öne sürüp, Gözetim uygulamasını eleştirenler, taraflı olarak, toplumumuzu yanlış bilgilerle yönlendirip, sektörün biteceğini, % 50’lere varan fiyat artışları olacağını ifade ederek, yerli solar sanayinin gelişmesine ket vuruyorlar.
Eğer bir ülke, sanayi ve teknolojik üretim gelişimini yapamıyorsa gelecekte sıkıntılar yaşayacağını bilmemiz gerekmektedir. Yerli üretimimiz başlangıç aşamasında olmasına rağmen bu alana yapılan yatırımlar, teknolojik üretimin oluşmasına ve önemli oranda istihdam yaratılmasına yol açıyor. Home ofis veya birkaç kişiyle ülkemizde ticari amaçla bulunan firmalar, önceki yıllarda İtalya, İspanya ve diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemiz sanayileşmesine, teknolojik gelişimimize, istihdama ve ekonomimize ciddi katkı vermeden ayrılacaklarını bilmemiz gerekiyor.  
25-30 yıl üretim süreci olan GES  yatırımcılarının, ileride yaşayacakları sıkıntılarda bu firmalara dava açacak bir adres dahi bulamayacaklardır. Birkaç ay öncesine kadar sektörün yeni olması nedeniyle Ülkemiz yatırımcılarına geçerli olmadığını bilmelerine rağmen, Power-guard performans sigortasını ekonomik kazanç için satış argümanı olarak sunmaları, Sanayi Bakanlığı’ndan ‘geçerli değil’ yazısına kadar kullanmaları bir örnektir. Önümüzde ki 10 yılda 10 bin MW GES kurulması  düşünülen ülkemizde, önemli olan kaliteli ürünün kullanılarak yatırımcının sıkıntıya girmemesidir. Ülke kaynaklarının boşa harcanmayarak, katma değerin ülkemizde kalması elbette önemlidir ama kaliteden ve sorumlu sanayicilik anlayışından vazgeçmemek şartıyla.”

“Sektörün değer zincirinin bütün halkalarına önemli bir darbe vuracaktır”

Güneş enerjisi sektörünün önemli oluşumlarından biri olan Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED), gözetim uygulamasına ilişkin görüşlerini şöyle aktardı:Ekonomi Bakanlığı’ndan, 19 Kasım 2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2015/9 no’lu tebliğ ile 8541.40.90.00.11 G.T.İ.P. numaralı solar panel ve hücre ithalatına gözetim uygulaması getirilmiştir. Tebliğ gereğince, Ekonomi Bakanlığı’nca düzenlenecek ‘gözetim belgesinin’ 19 Aralık 2015 tarihinden itibaren gümrük beyannamesine eklenmesi gerekmektedir. Belirtilen sürede gözetim belgesinin alınmaması durumunda Birim Gümrük Kıymeti kg başına 35 ABD doları üzerinden hesaplanacaktır.

Bu uygulama ile güneş enerjisi santrallerinin (GES) yatırım maliyetlerinin % 30-35 oranında artacağı öngörülmektedir. Bu biçimde yapay olarak artan maliyetler, emekleme aşamasında olan güneş enerjisi sektöründe sağlıklı rekabet ortamını olumsuz etkileyip, sektörün değer zincirinin bütün halkalarına önemli bir darbe vuracaktır”.

“Yeni uygulama sektörde hacimsel olarak çok büyük bir değişim yaratmamıştır”

Sektörün önde gelen firmalarından biri olan Tekno Ray Solar’ın Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Özenbaş, yeni uygulamayla ilgili görüşlerini şöyle aktardı: “Güneş enerjisi konusunda lisanssız/lisanslı üretimler ile ilgili yasa, tebliğ ve yönetmeliklerin çıktığı 2012 yılından bu yana bir çok gelişme ve regülatif değişiklikler olduğu hepimizce malumdur. Güneş panellerinin ithalatında gözetim uygulaması, aslında gümrüklerimizin sadece güneş panelleri için uygulamakta olduğu değil, birçok farklı iş kolunda farklı farklı ürünler için uyguladığı bir durumdur. Elbette bu uygulamanın ilk çıktığı gün tüm sektör paydaşları olarak biz de uygulamanın nasıl olacağı, tebliğin hukuken neler içerdiği konusunda belirsizlikler yaşadık. Ancak en kısa sürede hukuk ve dış ticaret departmanlarımız aracılığıyla uygulamanın hangi şartları içerdiğini öğrendik. 

Sektörümüzde şu anki yatırımlar genel olarak 1 MW’lar mertebesinde olup tamamı KDV istisnai teşviklerini almaktadır. Yatırımcılar, doğal olarak bu haklarını almadan hareket etmemektedir. Bu sebeple yeni uygulama sektörde hacimsel olarak çok büyük bir değişim yaratmamıştır.

Sektörümüzün önemli temsilcilerini bir yana koymakla birlikte; ‘EPC, Tedarikçi, Enerji Müteahhidi” adı altında yüzlerce şirket olması, bunların birçoğunun Türkiye’de maalesef şirket dahi açmamış olması, EPC firması adı altında yatırımcılara yaklaşan birçok kişinin vergi numaralarının bile bulunmaması, ülkemizde sektörümüzün farklı regülatif değişikliklere ihtiyacı olduğu gerçeğini hepimize göstermektedir. Ancak, enerji arz güvenliğinin bu denli önemli olduğu ve büyüme sıralamasında dünya çapında yere sahip olan ülkemizde, güneş enerjisi modülleri ile ilgili olarak yapılan bu uygulamanın hangi öngörmeler altında yapıldığı konusunu- tarafımıza daha önceden bir sektör paydaşı olarak soru/görüş talebi gelmediği için-şahsım adına bilemiyorum”.

“Yeni uygulama sektörde beklenen sıçramanın önünde önemli bir engel olacaktır”

Renesola İş Geliştirme Müdürü Borga Karagülle de yeni uygulama için görüşünü almak üzere kapısını çaldığımız isimlerden bir tanesiydi. Karagülle, gözetim uygulaması hakkında şunları söyledi: “Yeni uygulama MW projelerde 'Yatırım Teşvik Belgesi' konusunda bir problem yaşanmadığı sürece, yatırımlarda bir yavaşlamaya yol açmayacaktır. Aksine yatırım teşvik belgesi uygulamasının düzenli çalışan bir sistem olması halinde girişimciler yatırımlarını öne çekmeyi bile düşünebilirler. Ancak ‘Anahtar Teslimi Projeler’in uygulaması güçleşecektir. Zira bu durumdu panel ve ekipmanların teşvik belgesi sahibi adına ithal edilmesi gerekeceğinden yatırımcı/müteahhit (EPC) kontratlarında bir karmaşa yaşanması kaçınılmazdır. Asıl problem ise özellikle "Off-Grid" ve yatırım teşvik belgesi almaya yeterli yatırım miktarına ulaşmayan projelerde yaşanacaktır. 500 kWp'ye kadar olan projeler ciddi anlamda darbe yiyecek, yakın zamanda yayınlanan 50 kWp'e kadar olan tek tip şartname ise uygulanamaz bir hâle gelecektir. Yeni uygulama sektörde uzun zaman sonra önümüzdeki yıl  beklenen sıçramanın önünde önemli bir engel olacaktır. Maalesef, bu güne kadar ne bu konu ile ilgili olarak ne de genel anlamda hiç bir sektör temsicisi bizimle irtibata geçmedi ve görüş alış verişinde bulunmadı”.

“Bu düzenlemelerle hedefe ulaşmak zor”

19 Kasım 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan “İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ”in güneş paneli ithalatıyla teknoloji transferine çok yüksek vergi yükü getirdiğini söyleyen Çatı Sanayici ve İşadamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazım Yavuz, sözlerine şöyle devam etti: “Çatı sektörü sanayicileri olarak biz de yerlileşmekten yanayız ancak bunun kademe kademe yapılması gerekir. Söz konusu düzenleme nedeniyle, sektörün aldığı birçok ihale ve iş yarım kaldı. Mevcut düzenleme, sektörü geliştirmek yerine bitirecek niteliğe sahip. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın, Sanayi Bakanlığımızın, benzeri konularda yatırımlar için ciddi teşvikleri var. Bu konuda da devletin, sektörün önünü açacağına eminiz. Güneş enerjisi ülkenin geleceğidir. Sanayici olarak yerlileşmeyi istiyoruz ama yerlileşmek kaygısıyla bir sektörü bitirmemeliyiz.  Belirli kıstaslarla ucuz Çin ürünlerine karşı anti damping uygulanması anlaşılabilir ancak bu anti dampingin bütün bir sektöre uygulanması, olumsuz bir sonuç doğurur. Belirlenen emsal değer çok yüksek ve bu fiyatlarla Türkiye’ye kaliteli ve iyi mal getirmek mümkün değil. Bu konuda sektörün iki büyük temsilci derneği, yetkili kurumlarımızla görüşerek, sorunun çözümü için destek istedi. Yönetmeliğin gözden geçirileceğine ve bu sorunun çözüleceğine inanıyoruz. Ticari kaygılarla ülkemizin geleceğini heba etmeyelim. Elektrik Mühendisleri Odası’nın Ekim 2015’te yayınladığı verilere göre, Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü  203,1 MW seviyesinde bulunuyor. Türkiye Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı’na göre ise 2023 yılında fotovoltaik ve yoğunlaştırılmış güneş enerjisi için 5 bin MW hedefleniyor. Bu düzenlemelerle hedefe ulaşmak zor”.