Tesco Kipa Marmaris

21 Haz 2008

 

Tesco Kipa Marmaris Türkiye?nin ticari olarak kullanılan ve şebeke bağlantılı en büyük güneş enerjili sistemi olma özelliğine sahip. Enisolar firması tarafından gerçekleştirilen projede 30 kW?lik şebeke bağlantılı fotovoltaik sistem tercih edilmiş. Sistem günde 200 kWh enerji üretiyor ve mağazada UPS ve kasa hatlarını şebekeye paralel olarak besliyor. Sistemde Sharp markalı, 162 W gücünde, silikon teknolojili 180 adet polikristal panel kullanılmış. Paneller çatıya, alüminyum konstrüksiyonlu ve 60?arlı üç sıra halinde yerleştirilmiş.

 

Proje başlangıçta 300 kW olarak düşünülmüş. Fakat Türkiye?de henüz üretilen fazla elektrik şebekeye verilemediği için 30 kW?ın yeterli olduğu konusunda fikir birliğine varılmış. Maliyeti 200 bin Euro olan sistemde, kapladığı alan fazla olduğu ve maliyet artışına yol açtığı için akülü sistem tercih edilmemiş. Dolayısıyla üretilen enerji hemen kullanıma sunuluyor. Güneş olmadığı zamanlarda sistem kendini kapatıyor ve şebekeden elektrik alınıyor. Sistemde ayrıca SMA markalı 5 kW?lık altı adet invertör kullanılmış. İnvertörler, güneş panelinin ürettiği doğru akımı AC?ye çeviriyor ve şebekeye veriyor.

 

Mağazaya kurulan bir ekranda, sistemin bu zamana kadar ne kadar elektrik ürettiği gibi bilgiler gerçek zamanlı olarak ziyaretçilere sunuluyor. Sistem 25 Haziran 2007 tarihinden bu yana yaklaşık 32 MWh elektrik üretmiş. Bu sayede 21 ton CO2 salınımı ve 64 ağacın kesilmesi engellenmiş. Temiz enerji teknolojilerine destek veren Tesco Kipa, 2020 yılına kadar saldığı karbondioksit miktarını yüzde elli azaltmayı hedefliyor ve bu kapsamda diğer mağazalarında da benzer sistemler kurmayı planlıyor. Geçtiğimiz aylarda, firmanın Kuşadası?ndaki mağazasında da 30 kW?lık güneş enerjili sistem devreye alınmış. Burada da 120 kW?lık 240 güneş paneli kullanılmış.

 

Enisolar Ortakları Murat Deligöz ve Enis Fakıoğlu: ?Bir kısır döngü yaşanıyor?

?Türkiye her şeyden önce bir enerji stratejisi oluşturmalı. Enerji kaynaklarının hiçbiri bir diğerine rakip değil. Rüzgar yapıldı diye doğalgazdan ya da nükleer yapıldı diye güneş enerjisinden vazgeçilemez. Amaç, mümkün olduğu kadar enerji kaynaklarını çeşitlendirmek olmalı. Rüzgar esmezse, doğalgaz kesilirse bir alternatifleri olmalı. Rüzgar ve güneşte ilk yatırım maliyetleri yüksek olmasına rağmen bu yatırımların geri dönüşü çok güvenli bir şekilde oluyor. Dışarıya da bir bağımlılık olmuyor. Bu aşamada yenilenebilir enerji kaynakları teşviğe ihtiyaç duyuyor. Teşvik tabii ki salt sektör firmalarını büyütmek amacıyla verilmemeli. Türkiye yenilenebilir enerji potansiyeli açısından çok zengin bir ülke. Ve bu kaynakların ülkeye ciddi getirileri var. İlk yatırım maliyetlerinin en azından bir kısmının teşvik kapsamında olması sektörü hareketlendirir. İşin en büyük kilit noktası finansman. Finans kuruluşlarının da bu girişimlere daha fazla destek vermesi gerekiyor. Ama ilk hareket devletten gelmeli. Devlet ilgi gösterirse finans kuruluşları da ilgi gösterir. Fakat şu anda hükümet, teşvik verdiği zaman herkesin ithalata yükleneceğinden ve cari açığın büyüyeceğinden korkuyor. Özel sektör de teşvik olmadığı zaman üretime geçemiyor. Bu bir kısır döngü oluşturuyor...?

 


Etiketler